Giriş




Toplam 10 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    DeRSimLi PALADAYI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nereden
    Dersim & Almanya-Köln
    Yaş
    59
    Mesajlar
    12.493

    Arrow Musa Eroğlu Kimdir ?

    Musa Eroğlu Kimdir ?


    Kendi agzindan Musa Eroglu...

    1946 yilinda Mersin'in Mut Kazasi'nda doğdum. O zamanlar Mut 2500 nüfuslu bir ilçeydi.
    Saz çaliyordum. Saz çalma babadan-dededen kalma gelenekti, aslinda. Bunu ögrenmek adeta zorunluluktu. Esasinda bizim köyün disinda, Mut'tun diger köylerinde saz çalmak-türkü söylemek pek yoktu. Yörede "Karacaoglan"la ilgili gelenegi, senligi sürdüren bir köydü, bizimkisi. Çevrede davul-zurna disinda müzikal pek bir renklilik yoktu. O yüzden bizim köy biraz da dislanmisti çevre köylerce. Şenlikte oynadığım Karacaoğlan rolü beni çok etkiledi ve böyle sürüp gitti. Sürekli çalisarak, kendimi gelistirerek sanatimi bugünlere getirdim. Bu sanat ve her sanat için bir ömür yetmez aslinda. Bir altyapi zaruri, okul zaruri tabii egitim temel zaruriyet. Mut'ta bir folklor gurubu olusturuldu. Ben orada görev aldim. O Karacaoglan oyununun, beni pesinden sürükleyen o oyunun pesinden gittim hep.
    Gezebildigim bölgelerde, Trakya hariç, Anadolu'nun birçok köyüne ulastim. Sadece Çorum'da 340 köy gezdim. Anadolu'da gördügüm su; yasamlarin inançlarin yüzde doksani ortak. Gelenek ve görenekleri ortak. Yani ortak bir kültürleri var. Anadolu'daki kültür zamanla bir mozaige dönüsmüs. Biz kendi gelenek ve göreneklerimizi "sehirli kalibi" içine oturtmaya çalismisiz. Sehirle özdeslestirmeye çalismisiz. Halbuki, çok uzunca bir evrim bu. Belki göçebe yasami sehirli için garip gelebilir; ama sehirlinin büyük kismi huzursuzdur, yasamindan. Kirsal alandan sehre göçte, yozlasma yasamis. Alt yapiya uyum yok. Sorunlar çok. Dil mesela, hiçbir zaman köydeki, obadaki, yayladaki insan sehirdekiler gibi konusamaz. Konusmasi da beklenemez. Benim için bile bu böyledir. Sehir bambaska, sehircilik bambaska bir seydir. Bu tasinmayla gelen insanlar, korunmuyor. Kurban Bayrami'nda apartmanda kurban kesen insaninin çaresizligini düsünün. Halbuki o insan köydeyken, bunu çok dogal ve rahat yapiyordu. O kültür sehre tasinmamis demek ki. Kültürel ögeler budanmaya basladigi zaman, o güzel türkülerle yogrulan insanlarin ileriye dogru bakislari da törpülenmistir. Bu yüzden bosluktadir. Köyde dogmus, büyümüs, olan biri olarak, her sene köyümü ziyaret ederim. Bu bir hasrettir. Bunu hiç ihmal etmedim. Simdi köyle sehir, sehirli ve köy kökenliler arasinda bir kopukluk var. Keske bu kopukluk giderilebilse. Böyle bir toplumda müzikle, gelenekle, türkü de törpülenir.
    Anadolu'daki müzik formu incelenirse, Ege Bölgesi'nde genis bir müzik formu oldugu görürüz. Mesela o zeybeklerdeki incelikler, etimolojik yapidaki güzellik, estetik ne kadar hos. Sözler çok az, müzik daha fazla. Iç Anadolu'da sözler daha fazla, müzik daha az. Ege ve Karadeniz: Ege'de, ihtiyaçtan dolayi (sosyolojik nedenlerden taassuptan filan kaynaklanan) müzikli renklilik çesitlilik var. Bunu çaliyor. Daha evvel ne yapiyor? Bogaz havasi dedigimiz bir sey var. Ilk önce havasiyla yüksek perdeden ihtiyaçlarini seslendiriyor. Bu ihtiyaç, bir alt yapidan doguyor. 30-40 bin kisilik konserler yapiliyordu, Ege'de. Müziklerin bu kadar çesitli olmasinin Grek Kültürü'yle mutlaka bir ilgisi var. Rodos'tan, Girit'ten derlenen türkülere baktigimiz zaman, sadece sözleri farkli. Yunanca söylüyor, biz burada onun Türkçesi'ni söylüyoruz. Bu müzik, bu halkin alt yapisinin rafineliginin yansimasidir. Dogu Anadolu'da ise, iki veya üç dört sesten olusuyor melodiler. Iç Anadolu'da da daha az. Karadeniz'de geçmisteki Pontuslarin torunlari vardir. Ama bir kemençenin çalimi, hiç de küçümsenecek birsey degil. Tüm Anadolu'nun incelenmesi gerekiyor yani teker teker.
    1965'teki iki tane 45'lik yaptim. Dinsel motifli seyler okumustum. O günden bugüne 1979'de bir uzunçalar yaptim. 15 tane kaset yaptim. 45'likleri sayamiyorum. Daha fazla. Ayrica sanatçi kardeslerimle yaptigim ortak 7 kaset var. "Muhabbet" adini vermistik adina. En son Arif Sag'la resital seklinde yapmistik. Bir de en son UNESCO için bir çalisma yaptim. UNESCO'dan Henri le'Comte isimli bir Asya müzikleri arastirmacisi, sürekli gezilerle, incelemelerle müzik çalismalari yapiyor. Bütün Türki Cumhuriyetler'inde çalinan müzik araçlarinin çogunun CD'lerini yapmis, kayitlari kendisi yapiyor. Benimle de baglantiya geçti ve benimle de CD çalismasi yapti. 1980'li yillardan itibaren müzik yönetmenliklerim var. Birçok müzisyenin yetismesinde katkilarim vardir. Belkis Akkale, Bedia Akartürk, Selda Bagcan, Ümit Tokçan.... Anadolu'daki semahlarin kaybolmamasi için, "Bin Yillik Yürüyüs" isimli 90 dakikalik 2 CD semahlari yaptim. Ticari amaçli degildir bu. Ileriye kalabilmesi için kaybolmasin diye. Bunu halk kültürüne bir katki olarak görüyorum. Bunlari yasama geçirmek için, 1980'den(1983) sonra insanlara baglama felsefesini ögretmek için de bir dershane açtim.

  2. #2

    Standart

    Alıntı Alıntı
    ''Anadolu'daki semahlarin kaybolmamasi için, "Bin Yillik Yürüyüs" isimli 90 dakikalik 2 CD semahlari yaptim. Ticari amaçli degildir bu. Ileriye kalabilmesi için kaybolmasin diye. Bunu halk kültürüne bir katki olarak görüyorum. ''
    Bu iş bir aşkla,sevdayla yapılınca böyle güzellikler ortaya çıkıyor,sadece yukarıdaki söyledikleri yetmez mi,bunu yapmayı kendine bir borç biliyor,işte sanatçı budur,bu kadar samimi ve yürekten söyleyen ve çalan,ender sanatçılarımızdan birisi Musa Eroğlu,çok teşekkürler paylaştığınız için...

  3. #3

    Standart

    teşekkürler emeklerinize

  4. #4

    Standart

    paylaşım için teşekkürler

  5. #5

    Standart

    Alıntı Alıntı
    Köyde dogmus, büyümüs, olan biri olarak, her sene köyümü ziyaret ederim. Bu bir hasrettir. Bunu hiç ihmal etmedim. Simdi köyle sehir, sehirli ve köy kökenliler arasinda bir kopukluk var. Keske bu kopukluk giderilebilse. Böyle bir toplumda müzikle, gelenekle, türkü de törpülenir.
    Kesinlikle çok doğru bir saptama.
    Teşekkürler Pala Dayi.
    [Türkü Yolcuları'na Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz...! Türkü Yolcuları'na Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]

  6. #6

    Standart

    Musa eroğlu Mersin Mut İlçesi Kumaçukuru köyünde doğmuştur.Kendisi Türkmen Tahtacı alevisi olan sanatçımız Ankarada yaşamaktadır.

  7. #7

    Standart

    ellerine sağlık

  8. #8

    Standart

    İyi ki bu konuyu açtın. Ner zamandır kafamdaki bir soruyu da bu vesile ile bir yanıtlayan olur belki.
    Musa Eroğlu'nun bir bestesi var: Adına kendisi "Telli Turnam" adını vermiş. Musa Eroğlu, neden bu adı verdi diye çok düşündüm. Neden "Telli Durnam" değil de "Telli Turnam"?
    Aynı türküde bir de "sevgilim" sözcüğü geçiyor. Herekes bilir ki THM geleneneğinde "sevgilim" yoktur.
    Yar vardır, sevdicek vardır, dost vardır ama başka hiçbir türküde "sevgilim" sözcüğüne rastlayamazsınız.

  9. #9
    Emekçi Dost teldentele - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.382

    Standart

    Alıntı CCF Nickli Üyeden Alıntı
    İyi ki bu konuyu açtın. Ner zamandır kafamdaki bir soruyu da bu vesile ile bir yanıtlayan olur belki.
    Musa Eroğlu'nun bir bestesi var: Adına kendisi "Telli Turnam" adını vermiş. Musa Eroğlu, neden bu adı verdi diye çok düşündüm. Neden "Telli Durnam" değil de "Telli Turnam"?
    Aynı türküde bir de "sevgilim" sözcüğü geçiyor. Herekes bilir ki THM geleneneğinde "sevgilim" yoktur.
    Yar vardır, sevdicek vardır, dost vardır ama başka hiçbir türküde "sevgilim" sözcüğüne rastlayamazsınız.

    Bilgisayarımda kayıtlı türkü sözlerinde kısa bir araştırma yaptım; içinde "sevgili/sevgilim" geçen çok az eser çıktı.

    Evvel yarin sevgilisi ben idim
    Şimdi uzaklardan bakan ben oldum
    ***
    Hal bilmez elinden çektik yârenler
    Benim cananım, benim sevgilim
    ***
    Allah'sız değilim inan sevgilim
    Kula kul olmadım işte o kadar (Mahzuni)
    ***
    Esen yeller esen yeller
    Sevgilimden mene haber


    Halk müziğinde sevgilim sözcüğüne rastlanmıyor. Nispeten yeni eserlerde tercih ediliyor olabilir.
    Sevdiğim, sevdiceğim kelimeleri yerine sevgilim kelimesini, belki yeni nesile daha tanıdık gelmesi için tercih etmiş olabilir.

    Allı Turnam/Allı Durnam sorusu biraz daha çetrefilli. Yazılış olarak Turnam doğru, ama okurken Türkçenin kurallarına göre Durnam diye okursak kural ihlali yapmış olmayız. Musa Eroğlu, önceki albümlerinde Turnam diye mi okumuş, bakmak lazım. Hatırlayabildiğim kadarıyla, Allı Turnam öbeğinin kullanıldığı yerlerde, çoğu sanatçı tarafından Allı Durnam diye okunmuştur. Niye, bunu tercih etmemiştir, bir sebep bulamadım.

    Ben bir zamanlar, Hasret Gültekin'in Cirigam isimli eserine takmıştım. Halâ da bu sözcüğün anlamını çözebilmiş değilim. Karıştırmadığım sözlük kalmadı, ama nafile.
    Bir ulusun türkülerini yapanlar, yasalarını yapanlardan daha güçlüdür. (William Shakespeare)

  10. #10

    Standart

    sagol, ellerine saglik

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Ali Ekber Çiçek Kimdir?
    Konu Sahibi PALADAYI Forum ► Ali Ekber Çiçek
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 01-26-2018, 06:30 PM
  2. Neşet Ertaş Kimdir ?
    Konu Sahibi PALADAYI Forum ► Neşet Ertaş
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 05-18-2016, 10:28 PM
  3. Aşık Nurşani Kimdir ?
    Konu Sahibi PALADAYI Forum ► Aşık Ali Nurşani
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 07-18-2013, 12:36 AM
  4. Ali Kızıltuğ Kimdir ?
    Konu Sahibi PALADAYI Forum ► Ali Kızıltuğ
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 07-14-2012, 09:48 PM
  5. Musa Eroglu Resmi Web Sitesi
    Konu Sahibi PALADAYI Forum ► L - O
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05-27-2009, 12:57 AM